Covid-19’un Sosyal Medya Reklamlarına Etkisi

Reklamverenlerin ve işletme sahiplerinin dijital dünyadaki varlıklarının sürdürülebilir olmasının, gerçek dünyadaki gündemlerle paralel bir ilişkisinin olduğunu biliyoruz. Standartların dışında bir gündem olduğunda, ilk şokla birlikte tüm bildiklerimiz yanlışa dönüşüyor. Sonrasında ise, bu durumu yönetmek; hatta “krizi fırsata çevirmek” gibi beklentiler içerisinde giriyoruz. Yakın zamanda hayatımıza giren Covid-19’da buna doğru bir örnek olacaktır.

Öncelikle, fırsata çevirmek için neleri bilmemiz gerekir, nelerden faydalanmamız gerekir bir inceleyelim.

  • İçinde bulunduğumuz dönemi, dijital kullanım oranlarının en yüksek olduğu dönemlerden biri olarak değerlendirmeliyiz. Reklam kampanyalarındaki yapılabilecek herhangi bir değişimin olumlu veya olumsuz dönüşlerinin olacağını hesaba katmalıyız.
  • Rakiplerin bu durum karşısında ne gibi bir tepki verdiğini analiz etmeliyiz. Bu tip durumlarda ilk kesinti reklam giderlerinden olduğu için rakiplerden açılan bir boşluğun markamızın reklamları için artı bir etkisi olacaktır.
  • İçinde bulunulan duruma özel bir teklif, mesaj ve hizmet sunulabilir. Hedef kitlemiz bunu, verdiğimiz duygusal bir destek olarak kabul edecektir. Bu şekilde yeni kullanıcı kazanma şansımız da olacaktır.
  • Özellikle, bu dönemde talepte düşüş yaşayan markalar ücretsiz webinar, içerik paylaşımı gibi hizmetlerle müşterileriyle bağlarını koparmamak için aktifliklerini koruyabilirler.
  • E-ticaret reklamlarında ise, bu durum çok daha kritik önem taşıyor. Özellikle hijyen ve taze meyve-sebze ürünlerinin satışları bulunan markaların; bu dönemde reklamlardan oldukça faydalandığını söyleyebiliriz. Burada da markalar tarafından dikkat edilmesi gerekenlerin; stok durumu, kargolama sistemi ve ürünlerin özenli ve hijyenik paketlenmesi olarak düşünebiliriz. Aynı zamanda kendi çalışanlarını da düşündüğünü müşterilerine göstermesi de yine duygusal olarak etkili olacaktır.

E-ticaret hizmeti veren markaların özellikle pandeminin ilk haftalarında fiyatlarında yaptığı artışın zaman içerisinde büyük indirimlere dönüştüğünü gördük. Bu da alışveriş yarışında bir çeşit zorunluluk haline geldiği için markaların kayıtsız kalamadığı bir durum haline geldi.

Markalar ve reklamverenler bu gibi kriz durumlarında; dikkat edilmesi gerekenleri uyguladığında, rakiplerin yaşadıkları zorluklarla karşılaşmayı en aza indirgemiş olacaklardır.

 

Gizem Koraltan | Performance Marketing Executive

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir