2020’de Programatik Reklamcılığın Geleceğini Şekillendirecek Eğilimler

Dijital Pazarlama geliştikçe reklam verenler kalıcı bir etki sağlamak ve kişiselleştirilmiş mesajla kullanıcılara ulaşmak için farklı mecralar arıyor. Dijital reklamcılık yetenekleri daha erişilebilir ve etkili hale geldikçe hem satış tarafı hem de satın alma tarafı, daha gelişmiş reklamcılık çözümlerini benimsemek için değişiyor.

Özellikle programatik son yıllarda benzeri görülmemiş bir adaptosyonla ciddi bir kullanılırlığa ulaştı. eMarketer’de ABD pazarının 2021’e kadar %88’inin programatik olarak satın alma hacmi yakalayacağını ön görüyor. Bu da geleneksel medya satın almanın artık çoktan birincil yöntem olmaktan çıktığını gösteriyor.

2020’de programatiğe şekil verecek 5 eğilim ise şöyle sıralanıyor;

1.  Sesli Reklamlar

Sesle kontrol edilen hoparlörlerin piyasaya çıkmasından bu yana ABD’de ciddi şekilde kendine pazar yarattı. Smart Audio Report 2019’a göre nüfusun %21’den fazlası en az bir akıllı hoparlöre sahip. Bu oranın 2022’ye kadar ABD hanelerinde %50’sinden fazlasının akıllı hoparlör sahibi olacağını ön görüyor.

https://www.nationalpublicmedia.com/insights/reports/smart-audio-report/#download

Bu resim için metin sağlanmadı

Bu süreçte SoundCloud, Google, Pandora ve Rubicon Project gibi kuruluşlar programatik reklamcılığa önemli yatırımlar yapmaya etti. Örneğin, Spotify 2016 yılında programatik olarak reklam almayı lanse ettiğinden bu yana yıllık %94 büyüme bildirdi. Bununla birlikte, 2018’de Google, DV 360(DBM) kullanıcılarına Spotify, SoundCloud ve Google Play müzik üzerinden programatik reklamlar satın alma olanağı sağladı.

Sesli programatik reklamlar kullanıcılar tarafından pek benimsenmiyor olsa da “Digital Audio Ad Serving (DAAST)” hacmi 2020’de büyümeye devam etmesi hiç de sürpriz olmayacak.

2. Çevrimiçi Gizlilik Bilincinin Artması

Bu resim için metin sağlanmadı

Geçtiğimiz yıllarda yaşanan Facebook data skandalından sonra kullanıcıların çevrimiçi gizlilik endişeleri artış gösterdi.

Hükümetler de bunun farkına varmış olacak ki 2018’de Kişisel Verileri Koruma Kanunu (GDPR) gibi katı düzenlemeler getirdiler. Bu teknolojilerin üretim merkezi olan Kaliforniya’da da 2020 başında Kaliforniya Tüketici Gizlilik Yasası (CCPA) yürürlüğe girdi.

https://support.google.com/adsense/answer/9560818?hl=en

Tüm reklam verenler bu düzenlemelere uymak ve yeni stratejiler geliştirmek için yatırım yapmaları gerekecek.

Programatik reklamcılık ise mevcut “cookie” bazlı hedeflemeler nedeniyle belli sınırlamalara sahipler. Bu reklamların birçoğu ise reklam verenler tarafından toplanması bir hayli zor olan ve çeşitli data sağlayıcılar tarafından toplanan 3. parti verilere dayanmaktadır. 2022’de yürürlüğe girecek olan üçüncü taraf çerezleri devre dışı bırakma konusunda Firefox ve Safari’ye Google da Chrome ile katılacağını açıkladı. Chrome’un %67 pazar payı ile tüm rakiplerinin toplamından daha fazla kullanıcı sayısına sahip olduğunu göz önüne alırsak önümüzdeki dönemde hedefleme bazlı şirketleri ciddi şekilde etkileyecek.

full text: https://www.trustarc.com/resources/privacy-solution-briefs/california-consumer-privacy-act-ccpa/

Bu resim için metin sağlanmadı

Tüm reklam verenler bu düzenlemelere uymak ve yeni stratejiler geliştirmek için yatırım yapmaları gerekecek.

Programatik reklamcılık ise mevcut “cookie” bazlı hedeflemeler nedeniyle belli sınırlamalara sahipler. Bu reklamların birçoğu ise reklam verenler tarafından toplanması bir hayli zor olan ve çeşitli data sağlayıcılar tarafından toplanan 3. parti verilere dayanmaktadır. 2022’de yürürlüğe girecek olan üçüncü taraf çerezleri devre dışı bırakma konusunda Firefox ve Safari’ye Google da Chrome ile katılacağını açıkladı. Chrome’un %67 pazar payı ile tüm rakiplerinin toplamından daha fazla kullanıcı sayısına sahip olduğunu göz önüne alırsak önümüzdeki dönemde hedefleme bazlı şirketleri ciddi şekilde etkileyecek.

Artık reklam verenler ve markalar için first party data ve CMP(customer management platform) kullanımının ve bunun entegrasyonunun önemi daha da artmakta. Bu değişim ise programatiği öldürmeyecek ve veri kalitesini arttıracak performansları doğrudan etkileyecek.

Öyle görülüyor ki reklam verenlerin 2020 ve sonrası verileri elde etme biçimi ve bunları stratejilerine adapte etmeleri çok stratejik bir hal alacak. Reklam endüstrisi bu gizlilik endişelerine yanıt veriyor ve sürekli olarak yönetmeliklere uymanın ve yeni teknoloji kanallarının çalışmasının yeni yollarını inceliyor.

3.     Programatik TV

Bu resim için metin sağlanmadı

İnternete bağlı akıllı televizyonlar arttıkça hızlı bir şekilde dijitalin hedef haline geliyorlar ve eMarketer’a göre dijital reklamcılığı bu mecra için yeniden tanımlıyor.

https://www.emarketer.com/content/connected-tv-advertising

2018 yılında, eMarketer’e göre internete bağlı TV kullanıcı sayısı ABD nüfusunun 182.6 milyonunu yani %55.5’ni oluşturuyor. 2022’de, internete bağlı TV kullanıcılarının sayısı 204,1 milyona yükselecek ve bu da nüfusun %60,1’ini temsil edecektir.

Programatik TV reklamları dijital video reklamcılığın çok küçük bir kısmını oluştursa da oturma odasındakileri direkt olarak etkilediği için önümüzdeki yıllarda büyümesi bekleniyor. Platformlar arasındaki rekabeti göz önüne alındığında smart tv’lerde hedefleme yapmak ve belirli standardizasyon tutturmak oldukça zor olsa da mecranın popülariterliği reklam verenleri cezbediyor.

4.     Dijital Out of Home

Bu resim için metin sağlanmadı

Dijital reklamcılık büyümeye ve geleneksel reklamcılık yöntemleri konusunda yol göstermeye devam etse de, son yıllarda bir istisna vardır. DOOH (digital out of home) 2019’da reklam panolarından elde edilen gelir yaklaşık %0,6 oranında büyüyerek 8,6 milyar dolardan fazla olmuştur.

https://www.ibisworld.com/united-states/market-research-reports/billboard-outdoor-advertising-industry/

Bu resim için metin sağlanmadı

LED reklam panolarının tanıtımı, geleneksel reklam panosu reklamlarının gelişmesine ve büyümesine katkı sağladı. Dijital reklam stratejilerinde, mekanlar ve reklam panoları gibi açık hava reklamcılığı son yıllarda popülerlik kazandığından programatik reklamcılıkta payına düşeni yavaş yavaş almakta.

 

Reklam kanallarının ve platformlarının çeşitlendirilmesi, reklam verenlerin hedef kitlelerine erişebilecekleri reklam panolarına ulaşmasına yardımcı olabilir, özellikle dijital reklam panolarının öne çıkmasına ve dışarıdayken hedef kitlemize ulaşmaya yardımcı olabiliyor. Bunun için OOH mecralar reklam panolarını ve diğer açık hava reklam yerleşimlerini programatik reklamcılık exchangelerine entegre edebilmek için ciddi bir çaba içerisindeler. Hali hazırda yapılmış DOOH kampanyalar olsa da entegrasyon arttıkça buradaki programatik kullanımı da geçtiğimiz senelere göre ciddi hacim kazanarak mesafe kat edecektir.

5.     Native reklamlar

Kullanıcıların gizlilik ile ilgili endişeleri göz önüne alındığında pazarlamacılar içeriğe dayalı native reklamları ilgili kitlelere ulaşmak için yeni bir yol olarak görmektedirler.

İçeriğe dayalı native reklamlarda çerezdan ziyade müşteri datası kullanıldığı için GDPR ile büyük ölçüde uyumludurlar. Bu reklamlar görüntülendikleri içerikle büyük ölçüde uyumlu oldukları için bulundukları sayfada kullanıcılara rahatsızlık vermedikleri için markaların performans için önemli tercihlerinden olmuştur.

Bu resim için metin sağlanmadı

BI Intelligence’a göre, içeriğe dayalı native reklamların, 2020 yılına kadar mobil reklamcılık gelirinin yaklaşık %63’ünü, 2016’dan bu yana toplam %53’lük bir artışa neden olacağını tahmin ediyorlar. eMarketer ayrıca native dijital reklam harcamalarının yıldan yıla arttığını ve 2020 yılında tüm dijital görüntülü reklam harcamalarının yaklaşık %65’inin bu formatta olacağını öngörüyorlar.

Planlamalara henüz programatiği dahil etmeyen reklam verenler için geç değil. 2020’de programatik reklamcılık gelişmeye ve potansiyel müşterilerini bulmaya devam edecek.

Ertuğ Emenli | Programmatic Supervisor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir